Pandemi günlerinde New Jersey valisinin yaptığı itiraf hâlâ kulaklarımızda çınlıyor: COBOL geliştiricileri tükenmişti. Bu sadece duygusal bir anekdot değil; Amerika ve birçok ülkenin vergi, işsizlik ve bankacılık altyapılarının kalbinde 60 yıllık bir dil yatıyor. Biz, bu eski kod tabanlarının neden hâlâ ayakta kaldığını, hangi riskleri taşıdığını ve ne yapılması gerektiğini anlamaya çalışırken, karşılaştığımız tablo hem teknik hem de toplumsal bir sorun sunuyor.
Neden COBOL hâlâ hayatta?
COBOL’un ayakta kalmasının ardında basit bir gerçek var: iş mantığı. Şirketlerin, bankaların ve devlet kurumlarının yıllar içinde geliştirdikleri karmaşık muhasebe, bordro ve işlem kuralları, COBOL uygulamalarına gömülü. Bu kodlar sadece çalışıyor olmakla kalmıyor; büyük miktarda parayı, vergileri ve sosyal yardımları hesaplıyor. Yeniden yazmak kulağa cazip gelse de, gerçek dünyada yeniden üretmenin maliyeti ve riski astronomik.
Ayrıca, COBOL çoğu zaman ana bilgisayar (mainframe) ortamlarında çalışıyor. Bu sistemler yüksek işlem hacmi, güvenilirlik ve ondalık aritmetiğe odaklı tasarlandığı için bankacılık dünyasına uygun. Özetle: eskimiş bir dil olabilir ama ona yüklenen görevler modern dillerin varsayılan özelliklerine cevap vermeyebilir.
Asbest benzetmesi: Tehlike nerede?
Wired’in kullandığı metafor tesadüf değil. Asbest gibi COBOL da uzun süre görünmez bir risk taşıyor: insanlar işliyor, sistemler çalışıyor ama bir arıza anında veya büyük bir kriz sırasında eski kodu sürdürecek yeterli insan kaynağı olmayabiliyor. İşte COVID döneminde gördüğümüz tam da bu oldu; aniden ihtiyaç arttı, yetenekler azaldı.
Bunun sonuçları yalnızca operasyonel değil. Güvenlik açıkları, saldırılara karşı savunmasız noktalar, düzenleyici uyumsuzluklar ve hatta maliyet artışları olarak geri dönebilir. Eski kodu tutan uzmanların emekli olmasıyla beraber bilgi kaybı riski de cabası; kodun neden öyle yazıldığını bilen bir kuşak yok olunca, mantığın yeniden keşfi hem zaman alıyor hem de hata riskini büyütüyor.
Modernizasyon tuzakları ve seçenekler
Kurumlar önlerine iki temel seçenek buluyor: sil baştan yeniden yazmak veya sarmalamak (encapsulation), yani eski sistemi dış dünyaya modern API’larla bağlamak. Yeniden yazma ideal görünse de, iş mantığındaki küçük sapmalar büyük finansal farklar yaratabilir. Başarısız bir yeniden yazma projesi sadece para değil, güven kaybı da getirir.
Sarmalama ve ara katman çözümleri genellikle daha güvenli bir ilk adım. Mainframe’leri kapsülleyip modern mikroservislerle entegrasyon sağlamak, riskleri azaltırken yeni yetenekler kazandırır. Emülasyon, GnuCOBOL gibi açık kaynak derleyiciler, transpiler’lar ve test otomasyonu da pratik araçlar. Ancak bunların hiçbiri politik, hukuki ve organizasyonel sorunları tek başına çözmez; yöneticilerin stratejik kararları ve yatırım kararlılığı şart.
İşgücü, eğitim ve ekonomi
COBOL uzmanları yaşlanıyor; üniversiteler modern müfredatlarında nadiren COBOL’a yer veriyor. Bu da arzı azaltıyor ve kalan uzmanların maaşlarını yükseltiyor. Kısa vadede etkili çözüm, mevcut iş gücünü korumak, emekli uzmanlardan bilgi transferi yapmak ve yeni kuşaklara hedefli eğitim programları sunmak. Kamu kurumlarının ve büyük bankaların ortak eğitsel programlar desteklemesi bir zorunluluk haline geliyor.
Ekonomik açıdan bakıldığında, bazı ülkeler için mainframe ve COBOL yığını stratejik altyapı sayılıyor. Tamamen ortadan kaldırmak yerine; bakım, izolasyon, modern arayüzler ve güvenlik yatırımı ile yönetmek çoğu kurum için daha akılcı. Yine de uzun vadede daha sürdürülebilir mimarilere geçiş planlanmalı.
Gelecekte Bizi Ne Bekliyor?
COBOL’un asbest benzetmesi abartı değil; risk saklı ve maliyeti yüksek. Yakın gelecekte büyük olasılıkla şu senaryoları göreceğiz: kurumlar kritik iş mantığını korurken arayüzleri modernleştirecek, yeniden yazma projeleri daha küçük, modüler ve test odaklı yaklaşımlarla yapılacak, ve otomasyonla birlikte validation süreçleri güçlendirilecek. Ayrıca kamu-özel ortaklıklarıyla yetenek havuzunu genişletmeye yönelik programlar artacak.
Bizim önerimiz net: aceleyle tamamen ortadan kaldırma yerine, adım adım kapsülleme, kapsamlı testler, bilgi transferi programları ve stratejik modernizasyon yol haritası. Böylece hem operasyonel riskler azaltılır hem de uzun vadede daha esnek, güncel sistemlere geçiş mümkün olur. COBOL’dan kurtulmak tek bir hamleyle değil, bilinçli bir stratejiyle mümkün olacak.
Kaynak: Wired
